Hayvan Deneyleri Güvenilir mi?

1. Deney hayvanlarında sigara içmeye bağlı kanser oluşmasını sağlamak zor olduğu için sigaranın kansere yol açmadığı zannediliyordu. Pek çok insan bu inanıştan yola çıkarak sigara içmeyi sürdürdü ve sigaraya bağlı kanser türleri nedeniyle yaşamını yitirdi.

2. Benzenin insanlarda lösemi hastalığına neden olduğuna işaret eden klinik ve epidemolojik kanıtlara rağmen, üretici firmaların yaptıkları hayvan deneylerinde farelerde lösemiye yol açmadığı için pek çok endüstri dalında benzen kullanılmaya devam edildi.

3. Sıçanlar, hamsterlar, domuzlar, fareler, maymunlar ve babunlar üzerinde yapılan hayvan deneyleri cam elyafı (fiberglas) ve kanser arasında hiçbir ilişki olmadığını gösteriyordu. Ancak 1991 yılında insanlar üzerinde yapılan bir araştırmanın ardından OSHA (Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı) cam elyafını kanserojen bir madde olarak ilan etti.

4. Arseniğin insanlar için kanserojen bir madde olduğu uzun yıllardır bilinmesine karşın bu gerçeğin hayvan deneyleriyle kanıtlanması ancak 1977 yılında mümkün oldu. Bu tarihe dek arsenik kanserojen bir madde olarak kabul edilmedi.

5. Hayvan deneylerinde asbeste maruz kalmanın kansere yol açtığı kanıtlanamadığı için pek çok insan asbeste bağlı kanser türleri nedeniyle yaşamını yitirdi.

6. Deneylerde kullanılan hayvanlarla insanlar arasındaki fizyolojik farklardan ötürü yapay kalp kapakçıkları ve kalp pillerinin geliştirilmesi gecikti.

7. Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalar, yüksek oranda kolesterol ve hayvansal yağ içeren bir beslenme biçimiyle kalp ve damar hastalıkları arasında anlamlı bir ilişki göstermiyordu. Bu nedenle pek çok insan kolesterolün ve hayvansal yağların zararsız olduğunu düşünerek yanlış beslenmeye devam etti.

8. Felç riski taşıyan hastalara hayvan deneylerinde olumlu sonuç veren fakat insanlar üzerinde etkisiz hatta zararlı olan ilaç tedavileri uygulandı.

9. Hayvan deneyleri, beta-blokerlerin kan basıncını düşürmediğini gösteriyordu. Bu yüzden beta-blokerlerin tedavi amaçlı geliştirilmesi gecikti. Hayvan deneyleri yapan araştırmacılar bile hipertansiyon alanında hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin başarısız olduğunu itiraf ederken, aradan geçen zamanda binlerce insan felç kurbanı oldu.

10. Tavşanlar üzerinde yapılan deneyler sonucu radial keratotomi (miyopi tedavisinde kornea üzerinde kesitler yapılarak korneanın şekillendirilmesi) operasyonunu kusursuz şekilde gerçekleştirebilecekl erine inanan cerrahların ameliyat ettiği ilk hastalar görme yetilerini kaybederek kör oldular. Bunun nedeni tavşan korneasının alt kısmından da kendini onarabilmesi, insane korneasının ise yalnızca yüzeyden onarılabilmesiydi. Günümüzde bu ameliyatlar yalnızca korneanın yüzeyi üzerinde yapılıyor.

11. Kalp ve akciğer nakli ameliyatları hayvan deneylerinde başarıyla uygulanmasına karşın bu ameliyatların yapıldığı ilk 3 hasta ameliyatı takip eden 23 gün içinde yaşamlarını yitirdiler. 1981-1985 yılları arasında bu ameliyatı olan 28 hastanın 8′i ameliyat sonrasında öldü, 10′unda obliteratif bronşiolit ortaya çıktı. Oysa deneye tabi tutulan köpeklerde bu sorun yaşanmamıştı. Obliteratif bronşiolit olan 10 hastanın 4′ü öldü, 3′ü ise hayatları boyunca solunum destek cihazı olmaksızın nefes alamadılar. Ancak bundan sonra bu ameliyatların yüksek oranda obliteratif bronşiolit riski içerdiği anlaşıldı.

12. Organ naklinden sonra nakledilen organın reddedilmesini engelleyen Cyclosporin A’nın geliştirilmesi başarılı geçen hayvan deneyleri nedeniyle gecikti. Ancak insanlar üzerinde yapılan organ nakli ameliyatlarını n sonuçları değerlendirildikten sonra Cyclosporin A geliştirildi ve kullanılmaya başlandı.

13. Genel anestezi maddesi olan methoxyflurane ile yapılan hayvan deneyleri, bu maddenin karaciğer toksikasyonuna neden olduğunu göstermiyordu. Bu nedenle pek çok insan karaciğer fonksiyonları nı yitirdi.

14. Hayvan deneyleri nedeniyle genel anestezi sırasında kas gevşeticilerin kullanımı gecikti.

15. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler, ülserin bakteri nedeniyle oluşabileceğini göstermiyordu. Bu nedenle ülserin antibiyotikle tedavisi yıllarca gecikti.

16. 1976-1985 yılları arasında piyasaya sürülen 198 yeni ilacın yarısından fazlası ortaya çıkan ciddi yan etkileri nedeniyle ya piyasadan toplatıldı, ya da yeniden geliştirildi. Bu yan etkiler arasında ölümle sonuçlanan kalp ritm bozuklukları, kalp krizi, karaciğer yetmezliği, inme, solunum durması, böbrek yetmezliği ve felç de vardı.

17. Sıçanlar, maymunlar ve köpekler üzerinde artrit tedavisi amacıyla denenen flosint başarılı sonuçlar verdi. Oysa insanlar üzerinde kullanıldığında ölümle sonuçlandı.

18. Antidepresan bir madde olan zelmid, sıçanlar ve köpeklerde herhangi bir soruna yol açmadan denendi. Insanlardaysa ciddi nörolojik sorunlara neden oldu.

19. Bir başka antidepresan olan nomifensine hayvan deneylerinde yan etkisi olmayan temiz bir ilaç olarak çıktı. Oysa insanlarda böbrek ve karaciğer yetmezliğine, anemi ve ölüme neden olabileceği anlaşıldı.

20. Kalp yetmezliğinde kullanılan amrinone pek çok hayvan üzerinde denendikten sonra piyasaya sürüldü. Bu ilacı kullanan insanlarda ise trombositopeni, yani pıhtılaşmayı sağlayan kan hücrelerinin yetersizliğine neden oldu.

21. Antiviral bir madde olan fialuridine, bu ilacın kullanıldığı 15 kişiden 7′sinde karaciğer harabiyetine neden oldu. Oysa ilacın denendiği dağsıçanlarında böyle bir etkiye rastlanmamıştı.

22. İshal tedavisinde kullanılan clioquinol, sıçanlar, kediler, köpekler ve tavşanlar üzerinde yapılan deneylerde başarılı sonuç verdi. İnsanlarda körlüğe ve felce neden olduğu anlaşıldı ve 1982 yılında tüm dünyada raflardan kaldırıldı.

23. Kalp hastalığı tedavisinde kullanılan ve hayvan deneylerinde olumlu not alan eraldin, 23 hastanın ölümüne neden oldu. Bu ilacın tanıtımında hayvan deneylerinde herhangi bir toksisiteye rastlanmadığı söyleniyordu. İnsanlarda ise körlüğe ve ölüme neden oldu. Daha sonra yapılan hayvan deneylerinde de hayvanlar üzerinde bu sonuçlar oluşturulamadı .

24. Artrit tedavisinde kullanılan opren, 61 kişinin ölümüne neden oldu, 3500′den fazla hastada ciddi yan etkiler görüldüğü rapor edildi. Oysa maymunlar ve diğer hayvanlar üzerinde denendiğinde bu tür yan etkiler görülmemişti.

25. Bir başka artrit ilacı olan Zomax, 14 kişinin ölümüne, çok sayıda insanın da ızdırap çekmesine neden oldu.

26. Astım tedavisinde kullanılacak isoproterenolü n dozu hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle belirlenmişti. Ne yazık ki bu dozun insanlar için öldürücü olduğu anlaşıldı. İngiltre’de 3500 astım hastası aşırı doz isoproterenol nedeniyle hayatını kaybetti. Benzer bir sonucu hayvanlar üzerinde elde etmekse halen çok güç.

27. Başağrısı tedavisinde kullanılan methysergide, retroperitoneal fibrosis, veya böbreklerin, karın bölgesindeki kalp damarlarının ve kalbin ciddi şekilde hasar görmesine neden oldu. Aynı sonuç hayvan deneylerinde elde edilemedi.

28. Artrit ilacı olan Suprofen, böbrek zehirlenmesine neden olduğu için piyasadan toplatıldı. Bu ilaç piyasaya sürülmeden önce bilimadamlarınca “…kullanım güvenliği açısından mükemmel… üzerinde denendiği türlerin hiçbirinde kalp, böbrek veya merkezi sinir sistemine ilişkin herhangi bir yan etkiye yol açmadı” şeklinde tanıtılıyordu.

29. Bir başka artrit ilacı olan Surgam, artrit ilaçlarının sıkça neden olduğu bir yan etki olan mide ülserini önlemek amacıyla mideyi koruyacak şekilde geliştirilmişti. Hayvan deneylerinde alınan sonuçların aksine, insanlar tarafından kullanıldığında ülsere neden oldu.

 30. Diüretik bir ilaç olan selacryn hayvanlar üzerinde denenmiş ve başarılı sonuç vermiş olmasına karşın, 1979 yılında 24 kişinin bu ilaca bağlı karaciğer yetmezliğinden ölmesinin ardından piyasadan toplatıldı.

 31. Bir kalp ilacı olan Perhexiline, hayvan deneylerini başarıyla geçmişti. Ancak insanlar tarafından kullanıldığında karaciğer yetmezliğine yol açtığı anlaşıldı ve piyasadan toplatıldı. Hayvan deneylerinde belirli bir tür karaciğer yetmezliği aranmasına karşın bu sonuca ulaşılamamıştı.

 32. Mide bulantısı ve kusmayı önlemek amacıyla geliştirilen Domperidone, insanlarda kalp ritmi bozukluğuna yol açtığı için piyasadan toplatıldı. Köpekler üzerinde insanlara verilen dozun 70 katı denenmesine karşın aynı sonuç elde edilemedi.

 33. Kanser tedavisinde kullanılan mitoxantrone, insanlarda kalp yetmezliğine neden oldu. Oysa köpekler üzerinde denenmiş ve bu tür bir sonuca rastlanmamıştı.

 34. Gastrik ülserin önlenmesi amacıyla geliştirilen carbenoxalone, insanlarda kalp yetmezliğine varacak ölçüde su toplanmasına sebep oldu. Aynı sonucu hayvanlar üzerinde elde etmek için yapılan deneylerde sıçanlar, fareler, maymunlar, tavşanlar kullanıldı ancak bu tür bir yan etki oluşturulamadı .

 35. Bir antibiyotik olan clindamycin, insanlarda kolite neden olabilmektedir. Oysa bir yıl boyunca her gün bu ilacın verildiği sıçanlarda ve köpeklerde bu tür bir yan etkiye rastlanmamıştı. Deneylerde kullanılan hayvanlar, insanlara verilen dozun on katını tolere edebiliyorlardı .

 36. Hayvan deneyleri valium tipi ilaçların etkisini kanıtlamıyordu. İlaç geliştirildikten sonra da hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde etkinliği kanıtlanamadı.

 37. Pharmacia & Upjohn firması, multiple sclerosis tedavisi için geliştirilen Linomide adlı ilacın çok sayıda hastada kalp krizine neden olmasının ardından klinik testlerini durdurmak zorunda kaldı. 1200 hastanın 8′i ilaca bağlı kalp krizi geçirmişti. Hayvan deneylerinde ise bu tür bir yan etkiye rastlanmamıştı.

38. Dikkat eksikliği hiperaktif bozukluğunun tedavisi için geliştirilen Cylert, 13 çocukta karaciğer yetmezliğine neden oldu.. Bu çocukların 11′i öldü veya karaciğer nakli yapılması gerekti.

 39. Parkinson hastalığının tedavisi için geliştirilen Eldepryl’in kan basıncında aşırı bir artışa neden olduğu anlaşıldı. Hayvanlar üzerinde ise bu tür bir yan etkiye rastlanmamıştı.

 40. Fenfluramine ve dexfenfluramine bileşiminden oluşan bir diyet ilacı, kalp kapakçıklarında anormalliğe neden olduğu anlaşıldığı için piyasadan toplatıldı. Hayvan deneylerinde ise herhangi bir kalp sorununa yol açmamıştı.

 41. Diabet ilacı olan troglitazone (Rezulin), hayvan deneylerini geçmesine karşın insanlarda karaciğer harabiyetine neden oldu. İlacın üretici firması en az bir hastanın bu nedenle hayatını kaybettiğini, bir başka hastanın da karaciğer nakli ile yaşatılabildiğini itiraf etti.

 42. Yüzyıllardır kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan digitalis bitkisi hayvan deneylerinde kan basıncının artmasına neden olduğu için, bu bitkiden elde edilecek ilaçların geliştirilmesi ertelendi. İnsanlarda başarılı sonuçlar verdiği kanıtlandıktan sonra digitalis bitkisinden geliştirilen digoxin adlı madde sayısız insanın hayatını kurtardı. Hayvan deneylerinde alınan yanıltıcı sonuçlar nedeniyle ilacın geliştirilmesi bu denli gecikmeseydi, pek çok insanın hayatı kurtulabilirdi.

 43. Doku reddini önlemek için geliştirilen FK 506 (Tacromilus) , hayyvanlarda ciddi ölçüde toksikasyona neden olduğu için piyasaya sürülmeden önce klinik deneylerde kullanıldı. Hayvan deneyleri bu maddenin cyclsporin ile birlikte kullanıldığında yararlı olduğunu gösteriyordu, oysa insanlarda tam tersinin geçerli olduğu anlaşıldı.

 44. Hayvan deneyleri kortikosteroidlerin septik şoku (kanda bakteriye bağlı enfeksiyon) önleyebileceğine işaret ediyordu. Ne yazık ki insanlarda kullanıldığında kortikosteroidlerin septik şok nedeniyle ölüm oranını arttırdığı anlaşıldı.

 45. Alexander Fleming, tavşanlarda etkisiz kalan penisilini iyileşme şansı olmayan bir hastası üzerinde denemişti. Fleming penisilin deneylerini tavşanlar yerine domuzlar veya hamsterlar üzerinde yapmış olsaydı, bu hayvanlar ölecek ve penisilin insanlarda asla kullanılmayacaktı . Penisilinin keşfiyle Fleming’le birlikte Nobel ödülü alan Howard Florey şöyle diyordu: “İyi ki 1940larda bu hayvanlarla deney yapılmıyordu; yoksa büyük ihtimalle penisiline lisans verilmez ve antibiyotik ilaçlar geliştirilmezdi.”

46. Fluorid tavşanlarda kansere neden olduğu için insanlarda diş çürüklerini önlemek amacıyla kullanımı uzun süre gecikti.

 47. Ciddi yan etkileriyle tanınan thalidomide ve DES, hayvan testlerinde başarılı sonuç vermiş ve piyasaya sürülmüştü. Bu ilaçlar nedeniyle on binlerce insan hayatlarını kaybetti veya ızdırap çekti. 1960’ların meşhur ilacı Thalidomide, ilk çıktığı yıllarda herkes tarafından kullanılan bir müsekkindi. Bebeklerin kolsuz-bacaksız gibi korkunç anomalilerle doğmasına, yani bir trajediye yol açtı ve yasaklandı. İngiliz hükumeti 50 yıl sonra özür diledi.

 48. Hayvan deneyleri, HIV virüsünün ne kadar hızlı çoğaldığını göstermiyordu. Araştırmacıların yanlış bilgilenmesine neden olan bu deneyler nedeniyle AIDS hastaları doğru şekilde tedavi edilmedi ve yaşam süreleri önemli ölçüde kısaldı.

 49. Çocuk felci aşısının mucidi Dr. Albert Sabin, hayvan deneyleri nedeniyle bu aşının geliştirilmesinin geciktiğini söylüyor. Geliştirilen ilk kuduz ve çocuk felci aşıları hayvanlarda olumlu sonuç vermelerine karşın insanlarda denendiğinde ölüme ve sakatlığa sebep oldular.

 50. Hayvan deneylerinde görev alan pek çok araştırmacı, taşıyıcı hayvanlar için zararsız olan fakat insanlar için ölümcül olan hastalıklar (örn. Hepatit B) nedeniyle ağır şekilde hastalandılar veya hayatlarını kaybettiler.

Hayvan deneylerine harcanan zaman, para ve kaynaklar insanları temel alan araştırmalar için kullanılabilirdi. Klinik çalışmalar, in vitro araştırmalar, otopsi, pazarlama sonrası gözlem, bilgisayarda modelleme, epidemoloji ve genetic araştırmalar insanlar için tehlike arz etmeyen ve doğru sonuçlar veren seçeneklerdir.

Hayvan deneylerine harcanan kaynaklar toplumu tıbbi risklere karşı bilgilendirmek ve koruyucu hekimliği yaygınlaştırmak için kullanılabilirdi. Böylelikle pek çok hastalığın ortaya çıkması veya yaygınlaşması önlenebilirdi. İnsanları temel alan bilimsel çalışmalar hastalıkların önlenmesini ve işe yarar tedavilerin geliştirilmesini sağlar.