Etik Eğitim Hakkı

Yüzyıllar boyunca hayvanlar eğitim amacı ile kullanılmıştır. Diseksiyon pratiğinin eğitime özellikle on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda tıbbi olarak girdiği, insanların anatomik ve fizyolojik yapısını daha iyi anlamak için sadece ölüme mahkûm olan suçluların bedenlerinin değil, çok sayıda hayvan türünün de bu uygulamalara dahil edildiği bilinmektedir.

Eğitim alanında hayvanlar; fizyolojik-psikolojik olayların incelenmesi, enfeksiyon gelişimi, konak direnci, ilaç etkileri ve bunun gibi çalışmalar için canlı olarak veya anatomi-patoloji çalışmaları için ölü olarak, bunların dışında, cerrahi uygulama ve becerilerin geliştirilmesi için ise canlı veya ölü olarak kullanılmaktadırlar. Bazı çalışmalarda ise hayvanların direkt olarak öldürülmesi söz konusu olabilmektedir.

Öğrencilerin, bu çalışmalara gözlemci olarak veya uygulama yaparak katılmaları istenmektedir. Bu “can alıcı” etkinliklere dahil olmak zorunda bırakılan öğrencilerin psikolojik olarak zarar görme ihtimali göz önünde bulundurulduğunda, kurbanların ya da mağdurların sadece hayvanlar değil aynı zamanda öğrenciler de olduğunu söylemek mümkündür.

Eğitimin, sahip olması gereken bir diğer temel yönü burada rol oynar: öğrencinin doğruluk ve onuruna saygı.

Öğrenciler, profesyonel düzeyde bile, bu şartlar altında zarar vermeye veya öldürmeye zorlandıklarında insan dışı canlıların yaşamına duyarlılıklarını kaybederler. İnsan çalışmalarından, birçok insanın, ahlaki açıdan sakıncalı bulduğu bir şeyi yapması istendiğinde bile, otorite figürlerine itaat eğiliminde olduğunu biliyoruz.

Nedim Büyükmıhçı

Association of Veterinarians for Animal Rights Kurucusu

Öğrencilerin çoğu, gelecekteki kariyerlerinde hayvanlara zarar veren çalışmalar içinde olmayacak olmalarına rağmen, eğitim sürecinde bu tür uygulamalara teşvik edilmekte veya zorlanmaktadırlar. Gelecekte toplumla etkileşime girecek profesyonellerin etik kaygılarının görmezden gelinmesi ise sorunun bir diğer boyutudur. Bu duyarsızlaştırma süreci, öğrencileri hayvanlara karşı ve buna ek olarak, diğer insanlara karşı daha duygusuz yapabilir. Bu süreç, acı çekmenin aşinalıktan dolayı azalması olarak yorumlanabilir.

İngiliz biyolog ve etolojist Jonathan Balcombe’ye göre hayvan diseksiyonu konusunda sınıfın sadece %3-5’i itiraz etse de aslında itiraz yaklaşık %70 oranındadır ancak öğrenci öğretmene bundan bahsedememektedir. Bunun sebebi de etik kaygılara kapalı bir atmosferi teşvik eden öğretmen ve idarecilerdir. Balcombe konuyla ilgili makalesinde, öğrencilerin diseksiyonla ilgili görüşlerini ölçen çeşitli makalelerden de bahseder ve bu anketlerin sonuçlarının tamamında, öğrencilerin çoğunluğu bu çalışmaları etik bulmamakta ve hayvan yerine alternatif seçeneklerin olduğu durumlarda alternatifleri tercih edeceklerini söylemektedirler.

1993 yılında Colorado Üniversitesi’nde bir tıp öğrencisi, anestezi altındaki köpeklerde laboratuvar çalışmasını reddettiği dersten başarısız olmuş ve başka üniversiteye nakil olmaya mecbur bırakıldığından dolayı dava açmış, dava sonucunda üniversiteden tazminat kazanmıştır.

Aynı yıl Kanada’da Victoria Üniversitesi’nde bir biyoloji öğrencisi, öldürüp parçalarını incelemesi istenen deniz yumuşakçasını okyanusa geri bırakarak, yayınlanmış anatomik illüstrasyonlarla bir rapor yazmış ve intihal ile suçlanarak dersten başarısız sayılmıştı.

“İyi niyetli bir diseksiyon alternatifi, okul tarafından diseksiyon amacıyla elde edilen hayvanlarla doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir teması içermeyen bir alternatiftir.”

Jonathan Balcombe

Humane Society Institute for Science and Policy Direktörü

Bazı üniversiteler, öğrencilerin etik değerlerini ve bunların çeşitliliğini tanıyarak, derse katılım ve öğrenme etkinlikleri esnasında bu değerlerden ödün vermemeleri ve hayvan kullanımı içeren uygulamalara katılma ya da izleme konusunda vicdanlarıyla çatışacak durumlarda onlara kolaylık sağlanması için çeşitli çözümler üretme yoluna gitmiştir. Harvard, Stanford, Yale ve Columbia Üniversiteleri gibi birçok tıp fakültesi, bir zamanlar eğitim için kullanılan hayvan laboratuvarlarını kapatmıştır.

Dersten geçememe, notlarının düşmesi, akranları önünde aşağılanma-alay edilme, kariyer tercihini değiştirmeye zorlanma gibi ihtimallerin yarattığı kaygılardan ötürü hayvan kullanmama tercihini belirtmeye çekinen öğrenciler için bir diğer sıkıntı sebebi ise kullanılabilecek alternatif yöntemler hakkında yeterli bilgisinin olmamasıdır.

Buradaki en önemli nokta, öğrenciye tanınacak alternatif yöntemleri seçme hakkının doğru anlaşılmasıdır: herhangi bir sebeple hayvan üzerinde çalışmayı reddeden öğrenciye kesim yapmaktan muaf olarak uygulamayı izleme seçeneğini sunmak, kabul edilebilir bir alternatif değildir.

Eğitim kurumlarının öğrenciye tanıdığı ret hakkının sınırlarını net şekilde belirleyerek bunu yazılı bir politika haline getirmeleri şarttır. InterNICHE (Uluslararası İnsancıl Eğitim Ağı) ve benzeri örgütler, etik eğitim hakkının kullanımı ve eğitim kurumlarında canlı hayvan veya ölü hayvan dokuları içermeyen alternatif öğretim metotları konusunda yol gösterici destek programları yürütmektedirler.

Bu videoda, veteriner hekim olmak isteyen ve hayvanlar üzerinde uygulama yapmak istemeyen öğrencilere eğitimleri esnasında sağlanabilecek alternatif eğitim materyallerinden bazıları tanıtılmaktadır. Bir InterNICHE partneri olarak Deneye Hayır Derneği, sadece etik eğitim hakkı tanınan öğrencilerin değil, bu branşlarda eğitim alan tüm öğrencilerin hayvan kullanılmayan yöntemler ile yetiştirilmesini savunur ve hedefler.