Etik Eğitim Hakkını Kullanmak İsteyen Öğrenciler İçin

Öğrenci, ders kapsamında hayvanlar üzerinde deney veya çalışma yapmak istemediğini ve dersin bu yükümlülüğünden muaf tutulmak isteğini, üniversitesinin ilgili birimine bir dilekçe ile bildirebilir. Dilekçeyi kabul edecek birim ve değerlendirme prosedürü her bir üniversite açısından farklılık gösterecektir. Üniversiteye başvuru yolu ve şekli için, öğrenci üniversitesinin iç prosedürünü incelemelidir.

Türk Hukukunda Eğitimde Verilen Disiplin Cezaları ve Bunlara Karşı Başvuru

Bir öğrencinin ders kapsamında hayvan üzerinde deney veya çalışma yapmayı reddetmesi Disiplin Kurulu tarafından disiplin suçu olarak değerlendirilebilir ve öğrenciye disiplin cezası verilebilir. Bu durumun yaşanması halinde söz konusu disiplin cezalarına karşı başvuru yolları aşağıda anlatılmıştır.

Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği (“Yönetmelik”), disiplin suçlarının ve disiplin cezalarının kapsamını düzenlemektedir. Disiplin Kurulu tarafından, bir öğrencinin ders esnasında hayvan üzerinde deney yapmayı reddetmesi fiilinin Yönetmelik kapsamında aşağıdaki disiplin suçları oluşturduğu iddia edilebilir – her birinin altında, potansiyel yaptırım da belirtilmektedir:

Madde 5/1(b) Ders, seminer, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, bilimsel toplantı ve konferans gibi çalışmaların düzenini bozmak [kınama cezası]

Madde 6/1(a) Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici eylemlerde bulunmak [Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezası]

Bunlara ek olarak, Yönetmelik’in “Öngörülmemiş Disiplin Suçları” başlıklı 10. maddesi “Yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma ve çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları dışında, uyarma ve kınama cezası verilmesini gerektiren eylemlere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı türden disiplin cezaları verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Soruşturma Süreci, Soruşturmanın Yapılış Şekli ve Öğrencinin Savunma Hakkı

Soruşturma Süreci: Disiplin amiri söz konusu eylemi öğrenmesiyle derhal soruşturma sürecini başlatır ve soruşturma 15 gün içinde sonuçlandırılır. Disiplin amiri uygun bulduğu durumda soruşturma süresini uzatabilir. (m.13/1) Soruşturmanın hakkında soruşturma açılan kişi ve eylemlerle sınırlı olmak üzere yürütülür ve soruşturmanın gizliliği esastır.

Savunma Hakkı: Hakkında disiplin soruşturması açılan öğrencinin, hangi eylemle ve neden suçlandığını bilme ve bu suçlamaya karşı makul sürede savunma yapma hakkı vardır. Hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye isnat edilen suçun ne olduğu, savunmasını yapacağı tarihten en az yedi gün önce yazılı olarak bildirilmelidir. (m.15) Savunmayı sözlü ya da yazılı olarak yapmak mümkündür.

Soruşturma Raporu: Soruşturma sonuçlandığında bir rapor düzenlenir ve disiplin amirine gönderilir. Raporda soruşturma onayı, soruşturmaya başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, isnat edilen suç konuları, soruşturmanın safhaları, deliller ve alınan savunma özetlenir ve gerekli disiplin cezası teklif edilir. Soruşturma ve rapor usulüne uygun ise önerilen ceza disiplin amiri tarafından onaylanır ve verilen ceza öğrenciye tebliğ edilir. Bunun yanında Yükseköğretim Kurumu’na ve öğrenciye burs veya kredi veren ilgili kuruluşa bildirilir. (m.24)

Disiplin Cezalarına Karşı Başvuru Yolları

Disiplin amirleri ve kurullarınca verilen disiplin cezalarına karşı on beş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Yönetim kurulu kararı inceleyerek verilen cezayı kabul veya reddederek itirazı on beş gün içerisinde kesin olarak karara bağlar.

İtirazın reddedilmesi halinde; öğrenci, reddin tebliğinden itibaren 60 gün içinde itirazın reddi kararını veren üniversitenin bulunduğu şehirdeki idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması talepli işlemin iptali davası açabilir.

Yürütmeyi durdurma talebinin reddi halinde: Açılan yürütmenin durdurulması talepli iptal davasında idare mahkemesi öncelikle yürütmenin durdurulması talebini inceler. Yürütmeyi durdurma talebinin reddi kararına karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir. (IYUK m.27/7)

İptal davasının sonunda idare mahkemesinin ret kararı vermesi halinde, bu karara karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (IYUK m.45/1). Bölge idare mahkemesinin kararları kural olarak kesindir. Bir alt aşamadaki istisna hariç bu aşamanın tamamlanmasıyla iç hukuk yolları tüketilmiş olur.

Eğer söz konusu disiplin cezası öğrencilikten çıkarılma sonucunu doğuruyorsa istinaf incelemesinin sonunda bölge idare mahkemesinin ret kararı vermesi halinde ret kararı Danıştay’da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir. (IYUK m.46/1) Söz konusu olabilecek diğer disiplin cezaları için istinafa başvurulması ile iç hukuk yolları tüketilmiş olur, bölge idare mahkemesinin kararı temyiz edilemez.

İdare mahkemesinde açılan iptal davasının ret kararı ile sonuçlanması durumunda istinaf ve temyiz yolu da tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru imkânı bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru Usulü

Hayvanlar üzerinde deney yapmayı reddeden bir öğrenci, Anayasa’nın 24. maddesi ile güvence altına alınmış din ve vicdan hürriyetinin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (“AİHS”) 9. maddesi ile güvence atına alınmış düşünce, vicdan ve din özgürlüğün ihlaline dayanarak Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yoluna gidebilir. İhlal edildiği iddia edilen düşünce(kanaat), belirli bir ciddiyet ve önem düzeyine ulaşmış felsefi ya da ruhani derinliği bulunan bir düşünce olmalıdır ve bireysel başvuruda ihlali gerçekleşen söz konusu düşüncenin temellendirilerek anlatılmış olması değerlendirme açısından önemlidir.

Bireysel başvuruda bulunmadan önce ihlal konusu işleme karşı kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekmektedir. En son olağan yargı yolunun tüketilmesinden itibaren 30 gün içinde Harçlar kanununda belirtilen harç ödendikten sonra anayasa mahkemesinin internet sitesinde yayımlanan başvuru formu doldurularak Anayasa mahkemesine başvuru yapılır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Başvuru

Anayasa mahkemesine bireysel başvuruda bulunularak iç hukuk yolları tüketilmiş olur. İç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından AİHS 34. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“AİHM”) başvurulabilir. Maddeye göre AİHS veya protokollerinde tanınan hakların sözleşmeye taraf devletlerin biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükümet dışı kuruluş veya kişi grupları AİHM’e başvurabilir.

AİHS’nin adli yardım sistemi kapsamında başvurunun iletilmesinden sonra adli yardım için başvurulması mümkündür. Adli yardım davanın duruşmalı görülmesi halinde Strasburg’a yapılan seyahat masraflarını da karşılamaktadır.

Başvuru iç hukuk yolların tüketildiği tarihten itibaren 6 ay içinde Strasbourg’da bulunan AİHM’e yapılmalıdır.

Başvurucu iç hukuk yolların tüketildiğine dair tüm bilgi ve belgelerini dilekçesinde sunmak zorundadır.

Yargılamanın makul süreyi aşması halinde, mahkemenin karar vermesi ve sonuçlanması beklenmeden, hak arama hürriyetin ihlalini ileri sürerek öncelikle Anayasa Mahkemesine, olumlu sonuç alınamaz ise AİHM’e başvuru yapılabilir.

AİHM’e başvuru mahkeme tarafından hazırlanan başvuru formu ile yapılır, temsilci vasıtasıyla yapılacaksa formatı Mahkeme tarafından belirlenmiş olan yetki belgesini de sunmak gerekmektedir. Bireysel başvuru ve ekleri, zarfa koyularak AİHM’in adresine posta yoluyla iadeli ve taahhütlü gönderilmelidir.

İlk başvuru sözleşmeci devletin resmi dili kullanılarak da yapılabilir. Başvuru Formu Türkçe doldurulabilir, eklerin tercümesi gerekmemektedir. (AİHM İçtüzük m. 47)

Başvuru AİHM’e ulaştıktan sonra, başvurucuya, başvurunun alınıp kaydedildiğine dair bir mektup gönderilmektedir. AİHM’in kabul edilebilirlik ve süre yönünden yaptığı ilk inceleme sonucunda verdiği karar kesindir. İç hukuk yollarının tüketilmemiş olması, başvuru konusunun tutarsız, ciddiyetsiz ve dayanaktan yoksun olması hallerinde kabul edilmezlik kararı verilmektedir. Başvurunun kabul edilebilir olması halinde ise taraflar öncelikle dostane çözüme davet edilir.  Kabul etmezlerse ikinci bir aşamada karar verilir.

AİHM, ulusal mahkeme kararlarını bozamaz veya düzeltemez ve devlet üzerinde uygulama yaptırımında bulunamaz. Ancak hem Anayasanın 90. maddesi hem de sözleşmeci devletlerin yükümlükleri uyarınca AİHM kararlarını uygulamayan devletin Avrupa konseyi üyeliğinin sona erdirilmesi mümkündür.

Tavsiye Niteliğinde Karar Alınabilecek Kurumlar

Öğrencilerin hayvan üzerinde deney yapma zorunluluğunun Anayasa’nın 24. maddesi ile güvence altına alınmış din ve vicdan hürriyetinin ve AİHS 9. maddesi ile güvence atına alınmış düşünce, vicdan ve din özgürlüğün ihlali olduğu yönünde tavsiye niteliğinde karar alınabilmesi için başvuru yapılabilecek kurumlar da mevcuttur. Aşağıda belirtilen linkler üzerinden başvuru gerçekleştirilebilir.

Kamu Denetçiliği Kurumu

Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu

TBMM Dilekçe Komisyonu